Yasam sanki kalemle cizilmis gibi, bir cizgiyi belli bir surede katledip, sonu geldigi anda ise durmasini biliyor ve bizler caresiz bu cizginin ustunde bir sag bir sol yapip bazen dusup bazense dik durarak yolun sonuna kadar yurumeyi cok ama cok istiyoruz. Neden?

Bizleri yasama baglayan sonu oldugunu bildigimiz halde sanki hic sonu gelmeyecekmis gibi yasadigimiz bu hayata bu kadar baglanmamizin ve hic bitmeyecekmis gibi surekli planlar yaptigimiz bu yasamin icinde neler buluyoruzki bir turlu birakmak gelmiyor icimizden? Doganin guzelligimi? Yasanan asklarmi? Yoksa insan oglunun bitmek bilmeyen hirsimi? Yada mucadeleci ruhumu?

Cevap her ne olursa olsun biz insanlari yasamayi sevmeye ve sonuna kadarda yasamaya iten birseylerin oldugu bir gercek. Yoksa yasadigimiz hayati kolayca bittirebilirdik ve aslinda icimizde bitirenlerde var. Yani kendi ellerinle kendi isteklerinle yasama dur deyip yok olmayi tercih edenlerde.

Bir cok kez bu soruyu sormusumdur neden? Neden bir insan yasama sevgisini yitirir? Neden yasamak yerine yok olmayi tercih eder? Yasamayi sevmek icin cok cesitli sebeblerin olmasina ragmen bir o kadarda sevmemek icin neden yokmu?Bir cok kisi hayatinin belli bir döneminde ”yeter artik yasamak istemiyorum”diye dusunmemistir.Peki onlari bu dusuncelerinden vazgecirten sebeb nedir?

Butun bu sorulara her insan kendi yasadigi hayat tecrubelerine dayanarak degisik cevaplar verecektir buna eminim.Ama yasam yaninda o yasami senle paylasan sevdiklerin ve dostlarin oldugu zaman yasamaya degerdir.Zorluklar ne olursa olsun o zorluklari senle paylasacak, sen dustugunde senin elinden tutacak, agladiginda gözyaslarini silecek, güldügünde onunda yüzünde güller acacak sevdiklerin ve dostlarin icin yasam her zaman yasamaya deger, sonu olsada ve aslinda o son cok yakin bile olsa.


Sevgilerimle
Gül Gülümse

Bu yazıyı Paylaş

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn