29 Ekim Cumhuriyet Bayramı uzun süre devam eden savaşlardan ve dökülen onca kandan sonra nihayet Türkiye gerek iç ve gerek se dış düşmanlarından kurtulmuş  29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nda yaptığı değişiklikle, hükümet şeklini cumhuriyete dönüştürmüş ve aynı gece, 101 pare top atılmak suretiyle Cumhuriyet'in kutlanması kararlaştırılmıştır. Nihayetinde 1924 yılında Cumhuriyet'in ilânı günü, şenliklerle kutlanmıştır.

Hariciye Vekâleti'nce düzenlenen ve hükümet tarafından TBMM'ne sevk edilen 2 Şubat 1925 tarihli kanun teklifinde, 29 Ekim'in millî bayram sayılması isteniyor ve gerekçesi şu şekilde açıklanıyordu: "medenî ülkelerden her biri kendisi için millî bayram olmak üzere tek bir gün kabul etmiştir. Her millet bu şekilde belirlediği günü, resmî özel gün sayarak yalnız o günü gerek ülke içinde, gerek dış temsilciliklerinde millî törenle icra eder... Yabancılara da kutlattırılması gereken, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve milletimizin resmî özel gününü öteki medenî ülkeler gibi bir gün olarak belirlemek lâzımdır. O gün ise Cumhuriyet'in ilânı günü olan 29 Ekim'den başkası olmamalıdır."

Hükümetin teklifi, Meclis Anayasa Komisyonu'nda görüşülerek 18 Nisan 1925'te karara bağlandı ve 19 Nisan'da TBMM'nde kabul edildi. 628 sayılı üç maddelik kanunun birinci maddesinde içeride ve dışarıda devlet adına yapılacak bayram töreninin 29 Ekim olduğu, ikinci maddesinde bu kanunun yürütülmesinden hükümetin sorumlu bulunduğu, üçüncü maddesinde de yayımı tarihinden yürürlüğe gireceği belirtiliyordu.

Böylece Cumhuriyetin ilânı, 29 Ekim 1925'ten itibaren, içeride ve dışarıda millî bayram olarak kutlanmaya başlandı.

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet:

Mustafa Kemal Atatürk'ün daha 1923'de "Cumhuriyet"i tanımlarken vurguladığı: "..Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet biçimi demektir. Demokrasi ilkesinin en modern, en mantıklı uygulamasını sağlayan hükümet biçimi cumhuriyettir!.. Cumhuriyet, yüksek ahlak değerlerine ve niteliklerine dayanan bir yönetimdir. Cumhuriyet erdemdir. Cumhuriyet yönetimi erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Ulusal istenç, kararlılık ve bilincin seçkin eseri olan değerli Türkiye Cumhuriyeti, her anlamda büyük Türk ulusunun öz ve değerli malıdır. Değerli çocuklarının elinde sürekli yükselecek ve sonsuza kadar yaşayacaktır.." sözleriyle; 10. yıl Söylevinde yer alan "Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyet" tanımıyla; 6 Şubat 1933 Bursa konuşmasında altını çizdiği, "..Cumhuriyet; düşünce, bilim, teknik ve beden yönünden güçlü, yüksek karakterli koruyucular ister" uyarısıyla; her türlü, uyuşukluklara, aymazlıklara, oyunlara karşı uyanık olunmasını öğütler.

 Cumhuriyet Nedir? 


Millet tarafından seçilen parlamentoya dayanan ve başında cumhurbaşkanı olan siyasi bir rejim şekli. Hemen bütün ülkelerde tek ortak yanı, devlet başkanlığı makamının babadan oğula veya aile yakınlarına miras kalmamasıdır. Aristo, cumhuriyeti; "Umumun menfaatini gözeten halk idaresi" diye tarif eder. Montesquieu ise, cumhuriyet rejiminde üç ana kuvvet (yasama, yürütme, yargı) bulunduğunu; bunların birbirine karşı bağımsız ve denetleme esasına göre işleyen, başında seçimle gelmiş yöneticilerin olduğu siyasi rejim olarak ifade etmiştir. 1789 yılında Fransa'da vuku bulan ihtilalle Avrupa'daki zalim krallık rejimlerine tepki olarak doğmuş bulunan cumhuriyet rejimi, zamanla cumhuriyete tamamen zıt rejimler tarafından, gerçek yüzleri örtmek için kullanılmıştır
Sosyalist ülkeler isim olarak cumhuriyet kelimesini benimsemişler, fakat "halka rağmen halk için" düsturunu uygulamışlardır. Cumhuriyet ilk olarak ABD'de 4 Temmuz 1776'da, Fransa'da ise 1789'da ilan edilmiştir.
Demokratik düşünürler cumhuriyetin en ideal şeklini; çok partili bir siyasi hayata, genel seçimlerle işbaşına gelmiş ve bu seçilen kişilerin çıkardığı kanunlarla idare edilen, tarafsız ve hiçbir zümreye imtiyaz tanımayan bir idareye sahip, özgür ve demokratik bir devlet şeklinde telakki ederler. Fakat ülkeler ve iktidarlar, cumhuriyet rejimini tatbikte değişik uygulamalar gösterirler. Mesela 1990 öncesi Sovyetler Birliği'nde ve ABD'de olduğu gibi. İkisi de cumhuriyet olmasına rağmen, biri komünist, diğeri kapitalisttir. Türkiye'de Cumhuriyet 29 Ekim 1923'te ilan edilmiş ve 1924 Anayasası'nın 1. maddesinde ifadesini bulmuştur. 1961 Anayasası da devlet şeklinin cumhuriyet olduğunu belirtmiştir (madde 1). Ayrıca bunun değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini de hükme bağlamıştır (madde 9). 1982 Anayasası başından beri cumhuriyet rejiminin kesinlikle benimsenmiş olduğunu beyanla 1. maddesinde "Türk Devleti bir Cumhuriyettir.", 4. maddesinde de; "Anayasa'nın birinci maddesindeki devletin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyet'in nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez. Teklif edilemez." hükümlerini vazetmektedir. Ayrıca milletvekilleri (madde 81) ve Cumhurbaşkanı (madde 103) vazifelerine başlarken cumhuriyet ilkesine bağlı kalacaklarına dair ant içerler.

Ve ne yazık ki  yıl 2012 Türkiye de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları Cumhuriyet tarihinde ilk kez kısıtlamalar ve hatta yasaklarla karşıkarşıya kalmıştır....



Bu yazıyı Paylaş

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn